mavibirbulutolsam

28 Temmuz 2009

Giresun ‘ da İkinci Sel Felaketi

Filed under: herşeyden — by mavibirbulutolsam @ 05:41


Belediye Başkanı Kerim Aksu :
”Etkili olan bu yağış kente bir önceki yağıştan iki kat daha fazla zarar verdi. Çok sayıda ev ve iş yerini su bastı. Alt yapıda büyük hasarlar oluştu. Şuan hasarın boyutunu rakamlarla anlatabilmem mümkün değil. Bu afet karşısında iş makinesi ve insanın yapabileceği bir şey yok. Kentin her tarafı suların getirdiği kum ve çakıllarla dolu. Alt yapı tamamen bitti. Yağmur etkisini yitirse dahi halen aralıklarla devam ediyor. Sabah saatlerinde günün aydınlanmasıyla afetin fotoğrafı ortaya çıkacak. Yaşanan olumsuzlukları en aza indirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.”

Çok çok geçmiş olsun.Hüzünlenmemek elde değil.
Bu haberlere yapılan yorumlardan birini eklemek istiyorum.İnsanın fazlasıyla yüreğine dokunuyor.

Duyulmaz sesin Giresun’um..Duyulmaz sesin Ankara’dan.. Taa Topal Osman Ağa’mdan beri öksüzdür başın.. Bir fındığın vardı.. Son beş senedir oda yok oldu.. Şimdi birde bu sel.. Geçmiş olsun Giresun’um.. Kalen gibi dik.. Halkın gibi mağrur.. Ankara’ya olduğun kadar uzak olsanda Geçmiş olsun…
Adsız

Reklamlar

23 Temmuz 2009

İçimden Geldi

Filed under: herşeyden — by mavibirbulutolsam @ 12:28



Montessori Eğitim Sistemi

Filed under: Alternatif Eğitim,Alıntılar,kitap — by mavibirbulutolsam @ 06:25

Montessori Eğitim Sisteminin Temel İlkeleri.
Bu ilkeler , eğitim sisteminin daha sonra geçirdiği gelişimlerde geçerliliğini yitirmemiştir.Sistemin belkemiğidir.

Çocuğun hoşlandıkları:

Alıştırmanın tekrarı
Özgür seçim
Hata deneyimi
Hareketlerin çözümlenmesi
Sezsizlik alıştırması
Sosyal ilişkilerde düzgün davranış
Çevrede düzen
Kişisel temizliğe özen
Duyuların eğitimi
Okumadan ayrı yazma
Okumadan önce yazma
Kitapsız okuma
Özgür faaliyetli disiplin

Çocuğun geri çevirdikleri:

Ödüller ve cezalar
İmla kılavuzları
Programlar ve sınavlar
Oyuncaklar ve şekerlemeler
Öğretmen masası
Toplu dersler (Sadece özel sorun ve faaliyetlere giriş olarak verilir)

21 Temmuz 2009

GİRESUN SULAR ALTINDA

Filed under: herşeyden — by mavibirbulutolsam @ 12:30

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2009/7/21/giresunda_sel ALINTIDIR.

Giresun’da şiddetli yağış nedeniyle onlarca ev ve işyerini su bastı, Giresun-Trabzon Karayolu ulaşıma kapandı.
Kentte sabahın ilk saatlerinde başlayan yağışlar, ilerleyen saatlerde şiddetini arttırdı. Aşırı yağış nedeniyle, kentin bir çok yerinde onlarca ev ve işyerini sular bastı.

Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu, kentte yaşanan yağış sonrası meydana gelen taşkınlar sonucu, halen bin dolayısında araç ile 2 bin-3 bin civarında evin su altında olduğunu söyledi.

Aksu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte gece başlayan yağışın etkisini azalttığını, ancak yağmurun devam ettiğini belirterek, ”Suyun debisinde düşme var, ama yağış devam ediyor. Şu anda onlarca araç, bine yakın, belki binden fazla araç, 2 bin 3 bin ev su altında, şehir su altında. Tam tespit yapamıyoruz, her taraf su altında” dedi.

Şehrin batı yakasındaki 3 derenin tamamen taştığını, doğu yakasında ve meyilli arazilerde ise ciddi bir durumun söz konusu olmadığını anlatan Aksu, yağışta düz arazilerin ise tamamının sular altında kaldığını ifade etti.

Belediye Başkanı Aksu, olayda büyük çapta maddi hasar meydana geldiğini, tek tesellilerinin ise can kaybı bulunmaması olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

”Bu bir doğal afettir, bunlar zaman zaman olur. Tabii Giresun, daha doğrusu bölgemiz yağış alan bir bölgedir. Kısa süre önce Artvin’de de aynı sorun yaşandı. Buna göre planlama yapmamız lazım. Dere yataklarına ev yapmamamız lazım, dere ıslahlarını bitirmemiz lazım, bunlarla ilgili çalışmalar yapmamız lazım. Selle yaşamayı öğrenmeliyiz, bunun için altyapıyı hazırlamalıyız, yağışsız bölge gibi altyapıyla beklememeliyiz. Çünkü yağış alan bir bölgeyiz. Bunu yapamazsak böyle sıkıntılara maalesef her zaman gebe olacağız”

SU TAŞKINLARI EN ÇOK DAR GELİRLİYİ ETKİLEDİ

Kerim Aksu, su taşkınlarının daha çok evlerin alt katlarında oturan dar gelirli aileleri etkilediğini ve bu ailelerin evlerinden tahliye edilmesi çalışmalarının sürdüğünü anlatarak, ”Su basan evleri tahliye ediyoruz. Tahliye olan evlerimizde, alt katlarda yaşayan daha çok dar gelirli insanlarımız oturuyor. En büyük sıkıntıyı çekenler de onlar” şeklinde konuştu.

Kentte meydana gelen maddi zarara ilişkin rakam vermenin zor olduğunu vurgulayan Aksu, ”Maddi zararı Belediyemizin tek başına karşılaması mümkün değil, Afet İşleri Genel Müdürlüğü ile görüştüm. Bu konuda devletimiz bize mutlaka yardımcı olacaktır. Önemli olan can kaybının yaşanmaması” dedi.

”GİRESUN’DAKİ KARA YOLU BİR FELAKETTİ”

Belediye Başkanı Aksu, yağış yüzünden kapanan sahil yoluna ilişkin bir soru üzerine de şunları anlattı:
”Kara yolları başlı başına bir faciadır. Ben kara yollarının kentten bu şekilde geçmesine baştan beri karşıydım. Giresun’daki kara yolu, girişiyle, çıkışıyla bir mühendislik faciasıdır. Bu, su taşkını felaketinden ayrı bir konu, ama yüzlerce mühendis getirin bir tanesi ‘bu yol düzgün olmuş’ demez. Böyle bir yol var burada.”

Yağış yüzünden kapanan Karadeniz Sahil Yolu’nun yeniden ulaşıma açıldığını belirten Aksu, deniz seviyesinin altında yapıldığı için sularla doldukları öne sürülen alt geçitlere ilişkin de ”Deniz kenarı, yağmur alan bölgelerdeki altyapı ile İç Anadolu Bölgesi farklı olur. Bunları iyi analiz etmek, iyi etüt yapmak lazım. Altyapıyı yapmış olmak için iş yapmamak lazım. Ondan sonra büyük sıkıntılar yaşanıyor” dedi.
Kerim Aksu, çevre illerden motopomplar istedikleri belirterek, tahliye ve diğer çalışmaların sürdürüldüğünü aktardı.

Hepimize çok çok geçmiş olsun.Can kaybının olmaması sevindirici.Ancak zemin katlardaki evleri ve küçük çaplı işyerlerini su basmış , bu zamanda kıt kanaat geçinen vatandaşlarımız mağdur durumda inşallah en kısa zamanda yaraları sarılır.

Tam bir faciaya dönüşen karayolumuz.Bu memlekette ne zaman bir işin doğru yapıldığını göreceğiz
acaba : (

Bu fotografta, büyüdüğüm eski evimizin yakınındaki dere.Hep birlikte dere kenarında oyun oynar bazende dere kenarını takip ederek sahile inerdik.Bu kadar taşacağını hiç tahmin edemezdim.Babam ben bildim bileli eski sitemizi ve diğer sahildeki yerleşim yerlerini bir gün su basacağını söyleyip durur.O gün bu günmüş ne yazıkki.Ailemin sahilden biraz uzak ve deniz seviyesinden yüksekte bir siteden ev almalarının sebeplerinden bir tanesi de budur.
Su basan yerleşim yerleri ne yazıkki çevre koşulları bakımından su baskınına çok müsaitti.Yeterli önlemlerin zamanında alınmaması ve klasik ‘ birşey olmaz ‘ Türk mantığı ile ne yazıkki büyük ekonomik kayıplar verildi ve olan yine Giresunluya oldu.Umarım bir daha böyle bir sel felakati yaşamayız.

08 Temmuz 2009

DEFNE TATİLDE

Filed under: DEFNE — by mavibirbulutolsam @ 05:30

Defne ile tatil bir başka güzel.

Kızıma da MAŞAALLAH MAŞAALLAH !!!!!!!!

Cumartesi günü yola çıktık ve ilk olarak Giresun’a annemlere uğradık.Bende bu arada bir türlü uzun kullanamadığım saçlarımı yine kestirdim.Defne biraz büyüsün uzatacağım .Kızımla beraber saçlarımı iki örük yapmak istiyorum .
Neyse akşamüstü yola çıkıp Samsun ‘ a kayınvalidemlere vardık.

Samsun da sabah güzelleri.Halamızın kızı Öykü ve Defne.

Salı günü Ankara’ ya gitmek için yola çıktık.

Daha önce keneden dolayı Çorumdan geçerken yolda hiç durmayız diye aklımdan geçirdiğim halde gördüğümüz bu güzellik karşısında ne olduğunu anlamak için yolda durduk ama ne yazıkki ne olduğunu anlayamadık : ( ( Bir süre arabada kene paniği sardı bizi , psikolojik 🙂 Neyseki Ankara’ daki eniştemiz bizi huzura kavuşturup bunların haşhaş olduğunu söyledi.Fotograflara yakından bakınca bende anladım.Haşhaşı tanıyorum ama o sırada çiçeklerinin güzelliğinden kendini fark edememişim.

Dinlenme tesisi hatırası : ))

Ankara da eşimin halasında bir gece kalıp tekrar yola koyulduk.Eniştemizi işten dolayı pek göremesekte Halamız ve İpek Ablamızla Defne iyi anlaştı .

Tatile çıkmadan önce aklımızdaki en büyük sorulardan biri de : Araba seyahatimiz bizim için kabusa dönebilir mi? idi.
Güzel kızım güzel bir rüyaya çevirdi 🙂 ) Abarttım biraz.
Resim defterimiz , plastik bir bardağa koyduğumuz boya kalemlerimiz , meraklı minik dergilerimiz , tatil bahanesiyle aldığımız laptopumuzdaki çizgi film ve fotograflarımız , kaç defa içini boşalttığını hatırlayamadığım kol çantam, kuruyemiş ve meyvelerimizinde bu yolculukta yardımları çok büyük.Dönüş yolunda en büyük kurtarıcımız ( bize artık bıkkınlık gelmişti ama) kaldığımız otelde her akşam mini diskoda çalan parçalardan oluşan mini disko cd mizdi.Aslında bir yandan da güzeldi çünkü tatil havasında evimize döndük.

Çarşamba akşamüstü Antalya – Çamyuva da otelimizdeydik.Yemekleri çok çok içime sinmesede denizi , denize yakınlığı ( sadece toplam 1 saat havuza girmiştiriz) ,oda temizliği,mini diskosu ve bunların yanında fiyatının uygun oluşu ile güzel bir oteldi.


Tatil Annesi


Kumsal Güzeli

Türk Gecesi sonrası bir foto.Genel anlamda büyükler için yapılan animasyonları seviyesiz bulsamda Türk gecesinde sahne alan grup gerçekten çok güzeldi.Aklımda olsun bundan sonra çocuklarla otelde animasyon izlemek yok !
Mini Diskocu Defne.
Mini diskonun başlama zamanını iple çekiyordu kızımız.En mutlu olduğu dakikalar.Birde kendinden küçüklere dalmasaydı daha güzel olcaktı.

Bu tatili hem gezmek ,dinlenmek hem de Defne ‘ nin algılarının ,dil yeteneğinin daha çok gelişeceğini düşündüğüm için istiyordum.Nitekim öyle de oldu.Bu yüzden çok mutluyum.Tabi biraz şans ,kader ne derseniz. Ters de tepebilirdi huyları kötü yönde de değişebilirdi ama kızım Allah ‘a şükürler olsun tatil dönüşü şirinlik abidesi oldu.Ama okuduğum kadarıyla bu normalmiş canım-cicim dönemindeymişiz ve bu fırtına öncesi sessizlikmiş 2,5 yaşına doğru bu dönem bitip ruh hallerinin ani değiştiği bir süreç bekliyormuş bizi : ()

Oteldeki odamıza gitmek için uzun bir koridordan geçmemiz gerekiyordu.Defne ile bu bile keyifliydi.Halıfleksin üstünde o kadar rahat, güzel ve özgür koşuyorduki odaya kadar yakalamacılık oynuyorduk.Hey gidi günler hey ! : ))

Oteldeki çoğu kişi Defne ‘den dolayı bizi ilk başta Rus sanıyordu.Türküz bizzzzz .

Otelde Trabzonlu fakat iş sebebi ile Giresun da yaşayan bir aile ile tanıştık.Ne tesadüf.

Çarşamba günü otelden garip bir hüzünle ayrılıp : ( : )) Çıralıya doğru yola koyulduk.Çamyuva’da sıcaktan hiç bunalmamıştık ama Çıralı’ya vardığımızda sıcaktan perişandık.En fazla iki gece kalacağımız için pansiyondan yer ayırtmamıştık.Kalmayı düşündüğümüz pansiyonda yer bulamayınca ikinci seçeneğe yöneldik ama ne yazıkki orada da yer yoktu ne yapacağımızı şaşırdık.Kalacak bir yer ararken çıkmaz bir yola girip durduk.

Çıkmaz sokak bizim yolumuzu Lagina Pansiyon’a çıkardı.İyiki çıkarmış .

Eşimin, araba ile arkasında durduğumuz binanın girişini sorması ( işletilmeyen bir pansiyonmuş ) ile başlayan muhabbet iki gece konaklamamız ile son buldu.Ağaçevler çok güzeldi.Pansiyon sahipleri daha da güzeldi.Çok iyi ve sıcakkanlı insanlar.Şimdilik üç ağaç ev var önümüzdeki yaz beş olacak çevre düzenlemesi de yapılınca eminim harika olacak.Umarım Lagina Pansiyon ailesi bütün düşüncelerini gerçekleştirir.Tekrar onları gidip görmeyi çok isterim.Yemekler anne yemekleri genelde bizim ısrarımızla hepbirlikte oturduk masaya.Akşam yemekleri ayrı güzel ama kahvaltı muhteşem çeşit çeşit ev reçeli ve donatılmış bir masa.Herşeyi gözünüz kapalı yiyebilirsiniz 🙂

Çıralı , kafa dinlemek isteyenler için birebir.Çamyuva’ da heryerden müzik sesi yükseliyordu evet bazen rahatsız edici olabiliyordu ama Çıralı ‘da sanırım fazla sessiz geldi bize. En güzeli Çıralı’ ya kalabalık gitmek.Kendi eğlenceni kendin yarat : )Denizi balıklarla yüzmek isteyenler için birebir.Sahildeki cafeler biraz pahalı geldi çünkü başka seçeneğiniz yok.Tatil için çok çok uygun bir yer diyemeyeceğim.Ama yerli halkı da gördüğüm kadarıyla çok iyi insanlar.

Otelde çok rahat olan Defne Çıralı’ da kucakçı oldu biraz.
Lagina Pansiyon

Defne ‘nin bu tatilde hayvanlarla iç içe olabileceği bir ortamda olmasını çok istemiştim.Neyseki Boncuk ( komşu pansiyonlardan birinin köpeği ) bizi sık sık ziyaret ederek bunu biraz olsun telafi edebildi.

Bu foto. bana eski foto. stüdyolarındaki pozları hatırlattı.

Defne denizi çok seviyor .Simit ile kendi etrafında dönüyor , ayaklarını çırparak geri geri yüzüyor, yüzünü suya biraz batırıp çıkarıyor , kafasını suya değdirip yatmaya çalışıyor, kumsaldan simiti ile koşarak denize giriyor ve açıkta birlikte çok rahat vakit geçirebiliyoruz.Daha ne olsun : )

Olimpos Hatırası

Çıralı ‘daki son günümüzde Olimpos’u görmeden dönmek istemedik.Çıralı sahilinden yola koyulup yürümesi zor olan çakıllı yolla cebelleşerek öğlen sıcağında (yaptık bir hata) Defne kucağımızda Olimpos ‘a vardık.Sahilden içeri girmeden önce biraz serinleyelim dedik. Gölge bir yer bulduk ama etrafta cam kırıkları ,bu durum beni fazlasıyla gerdi. Ne rahat oturabildik ne de rahat denize girebildik.Kısaca Çıralı daha güzel.Yanartaş ‘a Defne ile yürümek zor olacağı için başka bir yaza erteledik.Çocuklar büyüdüğünde artık : ))

Antalya ‘da Demet – Mehmet ve Yağız bizi çok güzel ağırladı.Ama ne yazıkki kızım üç gün boyunca ara ara ateşlendi ve ateşi 39,5 a kadar çıktı.Doktora götürüp antibiyotiğe başladık.Daha iyi olduğu birgün Antalya Hayvanat Bahçesi’ni , Kaleiçi ‘ni , Yat Limanını ve Düden Şelalesi’ ni gezdik.Akşam da suların dansını izledik.Belediye çok orjinal işler yapmış.

Kaleiçi

Antalya dönüşü Ankara’da iki gece kaldık İpek ablası ile iyi anlaşan kızım dönüşte hastalağın verdiği huysuzlukla İpek ablasını biraz üzsede ablamız ablalığını yaptı.İpek ablamız çok şirin ve zarif bir kız.Ona çok teşekkür ediyorum.

Tatil dönüşü Samsun’ da köyde.Eşimin Dedesi.Dedemiz jön gibidir.Saçları hiç dökülmemiş ve bembeyaz.Foto. da çok şirin çıkmışlar.
Köydeki eşşeğimiz : )

Samsun ‘dayızzzzzzzzzz.

Dönüşte tekrar Giresun ‘a uğrayıp bir gece kaldık ve
TATİL BİTTİ.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.